 |
.:: Uludağ Kampı ::. 03 Haziran 2007 1 Haziran Cuma okul çıkışı toplanıp Yenikapı'ya, oradan da feribotla Bursa'ya geçtik. Business class'ta gittiğimiz için rahat bir yolculuk oldu:) Sonra bir servisle Uludağ'a çıkıp saat 21:00'de yürümeye başladık. Şarkılar söyleyerek, yıldızlara bakarak keyifli bir yürüyüşten sonra 23:00'da yıkık Volfram Maden tesislerinin oraya kampımızı attık. Gece hava bayağı bir soğuduğu için soluğu çadırda aldık. Bu arada Sumru'nun ayağı Nice'nin açık kalan çakısıyla kesildi. Ekibin çoğu gece 02:30 gibi yattı.
Sabah 05:38'de Savaş hoca bizi uyandırdı ve kahvaltı yapmadan erkenden yola çıktık. Ana zirve rotasından farklı bir yolda 1,5 saatlik bir yürüyüşten sonra 08:00'de vardığımız derenin orada kahvaltımızı yaptık. Orada rastladığımız köpekler 12 saatlik yürüyüş boyunca peşimizi hiç bırakmadı.
2-3 saat sonra Rasatdüzü'nü geçip zirve sırtına geldik. Burada da kısa bir moladan sonra tırmanmaya başladık. Ancak tepeye geldiğimizde ana zirveye varmadığımızı farkedip tekrar aşağıya indik. (Bu çıktığımız Karataş silsilesine ait bir tepeymiş)
15-20 dklık bir tırmanışla ana zirve sandığımız yere geldik, tepede babayı da görünce zirvedeyiz diye sevindik, fotoğraf çektirdik. Ancak zirve defterini bulamayınca içimize bir şüphe düştüyse de biri almıştır heralde diyerek zirveye çıkmanın sevinciyle dönüşe geçtik. (Sonradan öğrendiğime göre 2. çıktığımız Karataş tepesiymiş ve ana zirvede beton bir sütun varmış)
Hatta yolda millete "bir çok dağcı zirve yerine Karataş'a çıkıp dönüyorlarmış ve ana zirveye çıktıklarını sanarak seviniyorlarmış" dediğimi itiraf etmeliyim:)
Ana rotadan gitseydik kesinlikle karıştırmayacaktık ama alternatif bir yerden geldiğimiz için ve zirveyle arasında birkaç metre fark olduğu için kafamız karışmış. Bu biraz hayal kırıklığına yol açsa da önemli olan Kaçkarlar için antrenman ve hazırlık kampı olmasıydı. Bu açıdan bakıldığında çok yararlı bir kamp oldu.
Ayrıca dönüş yolunda kar parçalarında kaydık, doya doya eğlendik. Herkese kazma eğitimi verdik.
Akşama ise bol bol ton balıklı makarna yaptık, Nice'nin pudingini yedik ve vampir oynadık.
Ertesi sabah 08:00 gibi kalktık ve Volfram binalarından birinin çatısında kahvaltımızı yaptık. Daha sonra kampımızı topladık ve 20 dk.lık yürüyüşle Kar Çukuru yakınında bir düzlüğe çıkıp frizbi oynadık.
Dönüş yolunda ise geçen sene Nisan'da karlı bir Uludağ'da fırtınadan kaçarak kurduğumuz kampa uğradık, nostalji oldu:) (Hatta ben orada kaybolan tencere kapağımı aradım:)
Oteller bölgesinde bizi bekleyen servisle dönüşe geçtik, Bursa'da iskender de yedik. (bir önceki sene yiyemediğimiz için içimizde kalmıştı) Feribotla da İstanbul'a dönüp evlerimize dağıldık.
Seneye bir daha gidersek ana zirve de yaparız artık neresi olduğunu anladık :)
Yazı:Barış Seber
Fotoğraflar:Barış Seber - Demet Arman  zirve hatırası |  gece Volfram'a dogru yola koyulduk |  ilk sabah |  kar çukuru ve zirve yolundaki KALDSK ekibi |  rotaya bakıyoruz |  yürüyoruz |  kaçkarlara benzer yanları boldu |  kahvaltı yaptığımız düzlük |  Taner dik kar kütlesinden geçerken |  Karataş silsilesindeki ilk tepeye çıkıyoruz |  işte KALDSK ekibi |  Karataş'a çıkıyoruz |  zirve yolunda |  KALDSK zirvede (ana zirve olmasa da:) |  Kilimli Göl ve Buzlu Göl |  gitar çalıyorum :) |  dönüşte eğlendik |  dönüşte de aynı yerde öğle yemeği yedik |  yaşasın yemek yemeeek |  sabah damda kahvaltı |  bir önceki yıl kamp kurduğumuz yerde nostalji yaptık | |
|
 |