 |
.:: Hasan Dağı ::. 04 Ocak 2007 Kurban Bayramı kampını geçirmek üzere gittiğimiz Hasan Dağı'nda bir sırtta rüzgar almayan bir yere kamp kurduk. Ertesi gün zirve planı vardı fakat şiddetli rüzgar nedeniyle zirveden vazgeçtik, bizi dağa getiren şöföre de rüzgar sebebiyle iniş tarihimizin değiştiğini bildirdik.
Dağdan inişe geçtiğimizde lokanta benzeri bir mekandan çok uzak olmayan bi yerde sivil savunma ekibiyle karşılaştık. Dediğim yerde elinde fotoğraf makinesi ve kamera bulunan bir takım para için yalan söylerek geçimini sağlayan adamlarla karşılaştık. Sivil savunma ekibinin "madem ortada bir durum yok, bizim bir şey yapmamıza da gerek yok." demesine rağman zaten birçok yalan haberin yapılmış olduğu öğrendik. Gazetececilerin kampa gelen insanlardan dinleyebileceğiniz bir takım insanlığa sığmayan davranışlarda bulunması da bizi çok yordu.
***Jandarma ve izin konusunda bilgilendirme: bunu konuşan insanlar 3 günlük bayram tatili etkinliği için bilmem kaç günlük izin alma formaliteleri gerektiğini biliyorlar mı? en yakın büyük ilden tırmanış izni almak için günlerce perişan olmaya kendileri aday mı? jandarmayla olan görüşmemizde jandarma komutanı basından dolayı çektiğimiz sıkıntıyı anladığını ve bir dahaki gelişimizde telefonla izin almamızda kolaylık sağlıyacağını belirtti.
***son olarak olaylar bundan ibaret olup tamamen normal bir KALDSK kampıydı. Dalga geçen, geçmekte olan bilinçsiz bazı arkadaşlarımıza zarar verdikleri şeyin kendi okulları ve arkadaşları olduğunu hatırlatmak istiyorum. Gazetelerin bazılarının reyting uğruna abartmaları, soruşturma ve benzeri şeylerin yukarıdaki gerçekle üstesinden gelinmesi zor şeyler olmadığının bilincindeyiz. Bu konuda duyarlılığı bekliyorum.
KALDSK başkanı
Canberk Öztürk
---------------------------------------------------------------------
Kulüp rehber hocamız Savaş Bat'ın yazısı:
01.01.07 tarihinde Istanbul'dan hareketle otobusle Aksaray'a yola ciktik. Sabah indigimiz garajdan gene burdan temin ettigimiz bir minubusle Helvaderesi'nin 2 km uzerinde bir mevkiye kadar ciktik. Saat 10.30 sularinda yuruyuse basladik. Soldaki sirt sistemini kullanarak Orta Yayla'ya dogru tirmandik. Tirmanisin son kisminda ruzgar yerdeki kari toz bulutu seklinde uzerimize basmakta, sirtin ustundeki Orta Yayla platosuna cikmamizi zorlastirmaktaydi. Saat 14.00 sularinda kampimizi siddetli ruzgara ragmen atabildik. Gece boyunca cadir ipleri bagli olduklari buyuk kayalara ragmen gevsiyip cozulduler. Geceyi, cadirlarin emniyetini araliklarla kontrol etmek disinda sorunsuz gecirdik. 03.03.07, sabah saat 04.00 sularinda ruzgarin dinmeyecegi hatta siddetini giderek arttirabilecegi ongorusunden hareketle zirve yapma fikrinden vaz gectigimi cadirlara duyurdum. Sabah kahvaltisini yaptiktan sonra kampi kaldirip donuse gectik. Bulundugumuz sirtin ustundeki platodan geldigimiz yolla geri donmek niyetiyle 50-100 m. yuruduk. Gruptan kimsenin ayakta kalmasina izin vermeyen inanilmaz derecede etkili ruzgara ek olarak karin olmadigi ruzgara daha acik yerlerde gevenlerin (dikenler) bulunmasi ilerlemeyi tamamen imkansizlastiriyordu. Sirttan asabilsek dahi sirtin arkasinda kalan yamaclarda da hakim ruzgar nedeniyle saga sola savrulup luzumsuz bir kaza yasayabilirdik. Bu traji-komik durumun daha fazla devam etmemesi icin yaklasik 45 dakkalik bir cebellesmeden sonra geri donup ustu tamamen acik olan ahillardan birine cadir kurduk. Burada beraberce dinlenip yeterli enerjiyi aldiktan sonra karar vermeyi dusundum. Bizi getiren soforu arayip inmeyi dusundugumuzu ama siddteli ruzgar firtinasi nedeniyle yola cikmamizin imkansiz oldugunu soyledim. Sofor de bana Aladaglar'da iki dagcinin hayatini kaybettigini, cok dikkatli olmamiz geregini nedense soyleme geregini duydu. Ogrencilere soylemek istemedigim bu haberi tekrar duymakla yetinip telefonu kapadim. Herkes cep telefonlarini sarj sorunu olmamasi icin kapatti. Firtinanin siddetini giderek arttirmasi bosuna bekledigimiz inancini kuvvetlendiriyodu. O gunu (03.01.07) zirve cikisi olarak planlamistim fakat zirve icin artik yeterli zaman kalmamisti. Sonuc olarak donus icin baska bir rota belirleyip, rotadan inisin emniyetli olup olmaginin kesfinden sonra saat 14.00 sularinda sirt sisteminin sag tarafindan Kardelen Restorant'a dogru inise gectik. Telefonlarimizi acar acmaz sivil savunma ve jandarma pes pese aradi. Iyi oldugumuzu, donuse gectigimizi, kimsenin gelmesinin gerekmedigini soyledim. Jandarma Komutaniyla anlasabildik fakat Sivil Savunma gelmekte israr etmesi durumda yapabilecegimiz pek fazla bir sey kalmadi. Inis tamamlanmasina yaklasik yarim saat kala Sivil Savunmacilar tarafindan karsilandik. Onlara yaptiklari seyi takdir ettigimizi fakat kurtarilmaya ihtiyacimiz olmadigini anlatmaya calistim. Restoranta indigimizde basin mensuplari tarafindan sarildik. Biz donmeden cok once kurgulamis olduklari hikayelere uygun eklemeleri bekleyen fakat bulamayan muhabirlerin soru yagmurlarindan kurtulmak zor oldu. Daha sonradan gittigimiz Jandarma Komutanliginda ise Jandarma Komutaninca oldukca hos bir sekilde karsilandik.
Not:Bir ogrencinin babasinin Aksarayli olmasi nedeniyle soforu bize o bulmustur. Ayni velinin bolgenin sivil savunma ekibinde tanidiklari olmasi, ogrencinin soforun bizimle olan konusmasini muhtemelen babasina aktarmis olmasi ve Aladaglar kazasi sonucunda iki dagcinin hayatlarini kaybetmesi gibi faktorlerin ust uste gelmesinin, olayin basina yansima surecini hassaslastirdigi kanaatindeyim.
Savaş Bat
---------------------------------------------------------------------
basınımızdan inciler:
SEVAL ÖĞRETMEN VE 9 ÖĞRENCİSİ DAĞDA KALDI!
Öğretmenleriyle birlikte Aksaray'daki Hasandağı'na tırmanan, 9 lise öğrencisi, sis ve tipi nedeniyle yolunu kaybedince korkulu saatler yaşadı. Öğretmenlerinin telefonla yardım istemesi sonucu yola çıkan kurtarma ekiplerinin, sığındıkları koyun ağılında bularak kurtardığı öğrenciler ölümden döndü. Hasandağı'nda ölümün eşiğinden dönen gençlerin, İstanbul Kadıköy Anadolu Lisesi öğrencisi olduğu bildirildi.
ayrıntı:
www.haberturk.com/haber.asp?id=11124&cat=110&dt=2007/01/03
-Aksaray'da büyük bir facianın eşiğinden dönüldü!
-Kayak Kulübü öğrencileri dağcı olmadan dağa çıktılar!
-Hayata Dönüş!
öğrenciler "Bayramın 3.günü Hasan Dağı'na tırmanışa geçtik. Zirve yaptıktan sonra da geceyi dağda kamp yaparak geçirdik. Sabah saatlerinde dönüş için yola çıktığımızda şiddetli bir tipi ve rüzgarla karşılaştık. Yoğun sis nedeniyle de önümüzü göremez hale geldik. Dönüş yolunu bulamayınca da öğretmenimiz 155'i arayarak jandarmadan yardım istedi." diye konuştular.
Aksaray'daki 3358 metre yükseklikte Hasandağ'da ....
(1. zirve yapmadık
2. jandarma 155 değil 156'dır.
3. hasan daği görmeyeli biraz yükselmis:)
Baskasının ağzından uydurmaya kadar giden bazı basın organları icin fazla söze gerek yok.
Fotoğraflar: Taner Çolak, Demet Arman, Eylem Akyürek 
| 
| 
| 
|  fırtınadan kacıp kamp kurdugumuz sıgınaklı yer |  inis biterken ekipler geldi :) | 
| 
| 
| 
| 
| 
| |
|
 |